GOM hikayesi

December 19, 2016

 

Oyun oynamak eğlencelidir. Oyunun kalbinde haz alma duygusu yatar. Haz ise yapılan aktivite ise tekrarlama isteği doğurur. Tekrar etmenin ardından ustalaşmak gelir. Ustalaşmak ise kendine güven ve başarı hissi doğurur. 

 

GOM; bir tasarım oyuncağı

 

Hikâyesi

 

‘’Çalışkan’’ bir öğrenci olarak her sene takdire geçtiğim halde, üniversite sınavında benden beklenen performansı gösteremedim, heyecanlandım, bildiklerimi unuttum. Belki de ezberlediklerimi unuttum diyebilirim. Matematik - fizik bölümünden sınava girip, mimarlık okumak isterken, yetenek sınavı ile iç mimar oldum. Eğitim sistemimizin mağduruyum. İç mimarlık okurken plan çizmeyi çok severdim çünkü plan şemaları geometri ile oyun oynamak demekti. Sınav sistemlerinin ve sonuçlarının bizi eğitim konusunda test etmesi bekleniyor. Yoruma açık olmayan ve birkaç saat içerisine sıkıştırılmış sınavlar, ayrıcalıklarımızı Türkçe, matematik ve dil gibi kısıtlanmış alanlara ayıran bir sistem bizi ne kadar anlayabiliyor?

 

İlerleyen dönemde mekân ve mobilya tasarlamak istemediğim bir noktada ruhum sıkıştı. Buhran halinde ne yapmalıyım diye düşünürken gördüğüm eski bir oyuncak bana ilham verdi. Derdimin ne olduğunu bana yeniden hatırlatan bir araç. 5 yaş ve üzerinde oyun oynamaktan keyif alan çocuklar için tasarım,  geometri, matematik ve estetik alanlarına ait ipuçları barındıran bir tasarım oyuncağı olan GOM ortaya çıktı. Halen devam eden süreçte GOM ile Gizem birbirlerini tasarlıyorlar. Asıl önemli olanın kendini ve hayatı tasarlamak olduğunu zaman içerisinde öğretmenlerimizden ve meslektaşlarımızdan öğrendik. Yani önemli olanın yaşama sanatının tasarımı olduğunu ve bunu bir arada inşa edeceğimize dair inanç. Bu farkındalıklar ile uğraşırken ve ağır yüklerin altındayken, güzelleştirmeyi kullanmak meslek öğretisinin yansıması oldu. Sorunların çözümünü formlarda aradım. Matematiğin içindeki estetiği, estetiğin içindeki matematiği ortaya çıkarmak ve yaratmanın estetikle bağlantı kurmasını istedim. Çember tebeşirle kara tahtaya çizilen çizgi değildir. Çemberler halinde sosyalleşiriz, çember bizi bir arada tutar, birbirimize bağlar. Çember birçok anlamda güzeldir; dönüşür, dönüştürür.

 

 

Eğitim reformu

Günümüzde çocuklara sürekli bir takım hastalıklar yakıştırılıyor. Hiperaktif bir insan olarak hep hızlı olmamdan, hızlı düşünmemden yakındı etrafım. Kimse yavaşlamanın benim için ne kadar ızdırap verici olduğunu da sorgulayamadı. Şimdi tüm çocukların hiperaktif olduğu, ilaç kullanması gerektiği söyleniyor. Buna katılmıyorum. Eğitimin, reforma ihtiyacı olduğunu söyleyenlere katılıyorum. Bu reformunda en büyük parçasının matematiksel zekâ, sanat ve tasarım olduğunu düşünüyorum. Bu sebeple GOM’ u çok değişkenli tasarladım. Benzerleri oluşmaya başladığı anda değişebilecek ve hep dinamik kalacak bir zekâ yükledim ona. Oyuncak olarak tasarlamadım. GOM bir sistem tasarımı. Çoklu zekâ ile bağlantılı işbirlikleri içeren, aktif ve dinamik bir yapısı olmasına uğraştım. GOM un sistem ve oyuncak tasarımı olarak, matematik, geometri, el becerisi ve işbirliği ile bağlantısı var. 300 e yakın çocuk ile çalıştım ve hiperaktif, huysuz ya da odaklanamayan çok az çocuk ile karşılaştım. Tesadüf olduğunu sanmıyorum. 

 

Yaratma cesareti ve isteği olan, toplum baskısından sıyrılmış, klişelerden arınmış, derdi olan, dert edinebilen, elini kolunu kullanmayı öğrenebilen nesiller yetiştirmek amacı ile yola çıktık. Alternatif okulları ve eğitimleri destekliyoruz. Teknoloji sayesinde Mars’a mı taşınacağız yoksa cehaletimiz yüzünden elimizle taş, toprak toplayıp yeniden yaşam alanları mı oluşturacağız sorusuna cevap arıyoruz. Doğal kaynakların tüketimine ve yapılan küresel ısınma araştırmalarına bakınca, Nuh’un gemisinin yeniden inşasının ve dünyanın silkeleyip bizi üzerinden atacağı afet senaryolarının olasılıklarını yüksek buluyoruz. O yüzden problem çözme yeteneği, soyut düşünme ve analitik zekâ üzerine yoğunlaşıyoruz. Birlikte üretmenin, beraber tasarlamanın, yaratmanın ve düşünmenin gücünü paylaşmak istiyoruz.  Her çocuğun farklı yetenekleri var. Çoğu zaman eğitim sistemindeki yanlışlıklar yüzünden bilerek ya da bilmeyerek bu yeteneklerini köreltiyoruz. Oysa farklılıklarına saygı duymalı, yeteneklerini ortaya çıkartmalıyız.

 

Yaratma cesareti edinmek için birlikte oynayalım mı?

 

Oyun oynamak eğlencelidir. Oyunun kalbinde haz almak yatar. Haz ise yapılan aktiviteyi tekrar etme isteğini doğurur. Tekrar etmenin ardından ustalık gelir. Ustalaşmak ise kendine güven ve başarı hissi yaratır. Çocuk oyun ile öğrenir. GOMYAP gezici atölyeleri birlikte oynamak için düşünüldü. Okullarda ve atölye mekânlarında çocuklarla birlikte oynuyoruz. GOM, rakip gerektirmeyen bir oyun, ustalaşmak için oynanıyor. GOMYAP Atölyelerde ekip çalışmasını ve iletişimi öne çıkarıyor. Cinsiyet ayırt etmiyor, pembe ya da mavi değil, hayatın kendisi gibi rengârenk. Hızlı bir oyun değil, yavaş bir oyuncak. Sabır ve işçilik istiyor. Temel kuralları ve sistemini öğrendikten sonra gerisini oynayanların hayal gücüne bırakıyor. Ailelerin evde çocukları ile kaliteli zaman geçirmeleri için de bir araç olmasını istiyoruz.

 

GOM; ‘’Geometrik Obje Maketi’’ kâğıt modüllerden oluşan, Türk Patent Enstitüsü’nden tescili alınmış, yerli üretim bir oyuncak. GOM çemberlerden oluşuyor. Katlanarak kare, kiriş, üçgenlere dönüşüyor ve yapıştırıcı vasıtasıyla üç boyutlu formlar oluşturuyor. Yapısal formlar ya da aydınlatma, fener, maske vb. objeler tasarlanabiliyor. Çocukların hayal gücü ise, bu bahsettiklerimin ötesine geçiyor.

 

Ekonomisi

GOM, ürün olarak, Temmuz ayında satışa çıktı ve İstanbul Modern dâhil 5 satış noktasında satılıyor. Fiyatı 89 TL. Perakende sisteminde ürün fiyatının %50 sini mağaza alıyor. Bunun GOM ’a kalan kısmının içerisinde ürün ve işletme maliyeti var. Bunun yüksek olduğunu farkındayız ve yatırımcı, destek bulmaya çalışarak düşürmeye çalışıyoruz. Buradan yatırımcılara duyurumuz olsun. Bu sebeple Ar-ge ve ürün çeşitleri üzerinde çalışıyoruz. Gezici GOMYAP Atölyelerinde eğitmenler olması için, bizimle oynamak isteyen genç yetenekler arıyoruz. Matematik öğretmenleri, güzel sanatlar öğrencileri, eğitmenleri, anaokulu öğretmeni olacak gençler ya da anaokulu öğretmenleri bizimle iletişime geçebilir ‘’Geometri bilemeyen kalasın’’ diyerek bize katılabilirler.  Kadın girişimci olarak ekibi büyüterek gençlere istihdam yaratabilmeyi çok arzu ediyorum. Sosyal girişimcilik ruhunu elimizden geldiğince kavramaya ve anlamaya çalışarak GOM’ a uyarlamaya çalışıyoruz. Ekonomisini kapitalist sistem üzerine kurmuş olsak bile bu çalışmanın sosyal etki yaratması için uğraşıyoruz. Bunun günümüz koşullarında çok zor olduğunu farkındayız ancak hayal etmekten vazgeçmiyoruz.

 

Sloganları

Platon, Akademisi'nin kapısında ‘’Geometri bilmeyen giremez’’ yazarmış. Geometrinin mantık olduğuna ve mantık bilmeyen birinin felsefi bir tartışma yürütebilmesi olasılık dışı olduğuna inanılırmış. GOM, oyun oynamanın, birlikte tasarlamanın ve yaratmanın gücünü paylaşmak istiyor ‘’Geometri bilmeyen kalmasın’’ sloganı ile bunu dile getiriyor. Yaratma cesareti kazanmak için birlikte oynamak isteyen çocukları bir araya getirmek istiyor. Atölyelerimizden fotoğrafları görmek ve daha fazla bilgi almak için www.gomyap.com adresini ziyaret edebilirsiniz. Sosyal medya hesaplarımızdan #gomyap takip edebilirsiniz.

 

Gizem Aytaç

İç mimar / Yaratıcı girişimci

 

 

 

 

 

 

 

 

Share on Facebook
Share on Twitter
Please reload

Tanıtılan Yazılar

I'm busy working on my blog posts. Watch this space!

Please reload

Son Paylaşımlar

December 19, 2016

Please reload

Arşiv